ZİHNİMDE KÜÇÜK BİR MAYMUN

 

ZİHNİMDEKİ KÜÇÜK YARAMAZ MAYMUN!

Hayvanat bahçesindeki küçük sevimli maymunları bilirsiniz. Hiç yerinde durmaz, atlar, zıplar, odaklanamazlar. Size bakar, sonra hemen kaçar… Başka bir tarafa bakar, sonra bir anda sıçrar. Bir sonraki hareketini tahmin bile edemezsiniz…

Zihnimiz o küçük sevimli maymun gibidir. Sürekli bir düşünceden başka birine zıplar.

Zihnimiz hiç yerinde duramayan küçük ve sevimli maymun gibidir. Sürekli bir düşünceden diğerine atlar. Tam bir şeye odaklanacakken geçmişten bir çağrışım oluşur ve odağınız değişir… Aslında bedeniniz ‘şimdi-ve-burada’ iken siz geçmişten gelen o anı ile ne kadar oyalandığınızı bilemezsiniz bile…

Mindfulness zihnimizde dolanıp duran küçük maymunla anlaşmaya varmaktır. Çünkü zihnimizeki sevimli, hareketli maymun sürekli sorular sorar, kafanızın içinde konuşur, sizi yorar. Tıpkı küçük bir çocuk gibi. İhtiyacınız olan şey onunla anlaşmaya varmaktır.

Anlaşma yaparsanız küçük maymun sizin komutlarınıza uyacaktır. Peki bunu nasıl yaparsınız? Ona bir şeker verip susmasını bekleyerek mi? Hayır! Mindfulness ile yaptığımız şey zihnimizdeki küçük maymuna yapacağı işler vermektir. En basiti nefes… Yani aslında mindfulness zihninizdeki küçük maymuna nefesinizi takip ettirmektir.

Zihninizdeki maymuna ‘nefesimi izle’ deriz.

Nefes alış verişimin farkında ol…

Nefes al…

Nefes ver…

Tabii ki arka tarafta düşünceler yine gelip gidecektir. Bırakın gelsin ve gitsinler… Siz nefesinize odaklanın… Nefes alış verişinizi unutmadığınız sürece hiç sorun değil.

Nefesinize kilitlenmeniz tabii ki gerekmiyor. Sadece fark edin.

Basitçe…

nefes alın… nefes verin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir