5 Ocakta Ankarayla bulusuyoruz. Konumuz ‘icimizdeki cocuk’ aslinda kendi cocuklugumuzla benzerligi… Bekleriz
Prof. Dr. Bilge Uzun Yazılar

Erteleme davranışı göstermeyen bir birey düşünülebilir mi? Çoğu zaman hayır!
Erteleme davranışını düşündüğümüzde aklımıza farklı senaryolar gelebilir. Bir alışveriş merkezi düşünün örneğin, yeni yıl kutlamalarından hemen önce, 31 Aralıkta, bir alışveriş merkezine gittiğinizde, insanların birkaç saat sonra vermeyi planladıkları hediyeleri almak için alışveriş merkezlerini doldurduğunu görürsünüz.
Ya da kendi kültürel geleneğimizi göz önünde bulundurduğumuzda, bayram arifesi süpermarketlerin bayram hazırlıklarını tamamlamaya çalışan insanlarla dolu olduğunu görürsünüz…

Ergenlik döneminde kişisel ve kişiler arası alanlarda yaşanan biyolojik, bilişsel, psikolojik ve sosyal değişiklikler ve ergenin bunlara uyum çabası aile ilişkilerini etkiler. Araştırma bulguları sosyal ilişkilerin arttığı ergenlik döneminde ailenin çocuktan beklentileriyle beraber çocuğun da aileden beklentilerinin farklılaştığını göstermektedir. Bu dönemde ergen, ailenin kendisini anlamasını beklerken aile çocuktan başarı beklemektedir.
Duyduk duyMAdık demeyin! erteleyenler ya da hiç erteleMEyenler… kendi erteleME stilinizi belirlemeye ne dersiniz? erteleME Nedir? Neyi? Neden? Nasıl erteleriz? erteleME alışkanlığınızın nasıl üstesinden gelirsiniz? tüm bu soruların cevabını etkileşimli…

hıza YETİŞEN, hızla YETİŞTİREN ebeveyn
Dün ilk adımlarını sayarken bugün okula başladı ÇOCUK, yarın sınavlara girecek ve sonra bir bakmışız ki yetişkin olmuş ÇOCUK.
Zaman hızla akıp giderken biz arkasından bakıyoruz… Zaman gibi, hızla büyüyen çocuğumuzun da hızına yetişmeye çalışıyoruz.
Düşünsenize,
Doğduğunda size dünyaları verdi ÇOCUK….
İlk adımı attığı zaman, sevinçten uçtunuz…
İlk ‘Anne’ veya ‘Baba’ dediğinde ne yapacağınızı şaşırdınız…
Oysa büyüdükçe problem yaşamaya başladınız…
Size de büyükleriniz ‘sorunlar da çocukla beraber büyür’ dediler mi hiç?

Neden Mindfulness?
Şimdi burada ne yapıyorsunuz?
Bir kitap ya da haber yerine neden bu yazıyı okuyorsunuz?
Mindfulness konusuna ilişkin ilginizi çeken ne?
Bu süreçten beklentiniz ne?

ZİHNİNİZ TEKNE, NEFESİNİZ ÇAPANIZ OLSUN
Çapa nedir?
Çapa bir tekne için ne yapar?
Zihninizin denizin ortasında bir tekne olduğunu düşünün.
Eğer teknenizi suyun derinlerine çapalamazsanız, akıntının, rüzgarın ve dalgaların etkisiyle tekneniz uzaklaşır, belki de kaybolur… Uzaklarda kıyıya vurur ve dağılır.
Oysa teknenizi derinlere çapaladığınızda, tekneniz dalganın, akıntının, belki de rüzgarın etkisiyle hareketlenecek ama bulunduğu yere geri dönecektir.

BENliğiniz içinizdeki ÇOCUĞA ne söylüyor?
Mindfulness uygulamalarının benlik saygısına etkisi
En son ne zaman kendinizi ‘işte yine yaptım, ben zaten her şeyi mahvederim’ derken buldunuz? Yada kendinizi, başkalarını eleştirmediğiniz kadar acımasızca eleştirdiniz?
Kendinizi ‘iyi’ hissetmek istersiniz, fakat ne kadar çabalasanız da kendinize ilişkin ‘kalıcı’ bir memnuniyet edinemezsiniz. Fikirlerini önemsediğiniz birinden övgüler alırsınız, bu belki bir süre iyi hissetmenizi sağlar, ancak maalesef çok uzun sürmez. Soluksuz ‘yenilginize’ geri dönersiniz.
BENliğiniz içinizdeki ÇOCUĞA ne söylüyor Mindfulness ve Özgüven …

ZİHNİMDEKİ KÜÇÜK YARAMAZ MAYMUN!
Hayvanat bahçesindeki küçük sevimli maymunları bilirsiniz. Hiç yerinde durmaz, atlar, zıplar, odaklanamazlar. Size bakar, sonra hemen kaçar… Başka bir tarafa bakar, sonra bir anda sıçrar. Bir sonraki hareketini tahmin bile edemezsiniz…
Zihnimiz o küçük sevimli maymun gibidir. Sürekli bir düşünceden başka birine zıplar.